Lina Kadın Sağlığı
Ragıp Tüzün Mah İvedik Caddesi No: 202 Yenimahalle / ANKARA / TÜRKİYE

Myom Nedir?

Uterus Myomu

Myoma uteri (ur) rahimin en sık rastlanılan iyi huylu tümörüdür. Üreme çağındaki kadınların %20-25'inde , 40 yaş ve üstü kadınlarda bu oran %45'e çıkar. Özellikle ultrasonun yaygın kullanılmaya başlaması bulgu vermeyen myomların da saptanmasına ve eskiden sanıldığından daha sık ve genç yaşlarda görüldüğünü ortaya koymuştur.

Myomlar çapı 2-3 mm'den 25-30 cm'e kadar olacak şekilde değişik büyüklükte olabilirler. Tek bir tümör halinde olabilecekleri gibi çok sayıda da olabilirler.

Myomlar Yerleşim Yerine Göre Sınıflandırılırlar:

  • Submukoz myom: Rahimin her ay kanayan (adet) kısmının hemen altıda yerleşen myomdur.
  • İntramural myom: Rahimin kas tabakasının içinde yerleşim gösterir.
  • Subseröz myom: Rahimin dışına doğru büyüyen myomdur.
  • İntraligamenter myom: Rahimi batın boşluğuna bağlayan yapıların arasında gelişen myom.
  • Servikal myom: Rahim ağzında gelişen myomdur. Rahimin içine veya vajene doğru büyüme gösterebilir.

Bulgular:

  • Anormal kanama
  • Ağrı
  • Bası belirtileri: büyüyen myomlar idrar torbasına baskı yapıp sık idrara çıkma veya barsak baskısı nedeni ile kabızlık oluşturabilir
  • Karnın büyümesi: Rahimin dışına doğru büyüyen myomlarda görülür.
  • İnfertilite ( kısırlık) :Myomlar direk olarak kısırlığa neden olmaz, gebeliğin devam etmesinde sorun çıkarabilir ( düşük, erken doğum gibi). Myom çeşitli nedenler ile kısırlığa neden olabilir: Rahim ağzını veya tubaları (kordon) tıkayarak, rahim içinin normal yapısını bozup gebeliğin rahime yapışmasını engelleyerek ve rahim içinin genişlemesini engelleyerek.

Tedavi:

Tedavi myomun büyüklüğüme ve bulgularına göre planlanır.

  • Boyutu ne olursa olsun kontrol altına alınamayan vajinal kanama, ağrı ve bası belirtileri.
  • Altı cm ve üstü myomlar
  • Menapoz sonrası büyümeye devam eden myomlar
  • Hızlı büyüme göstermesi
  • İnfertilite nedeni veya gebelik sonrası mükerrer düşüklere neden olması
  • Saplı bir myomun kendi etrafında dönerek kanlanmasının bozulması ve vagene doğru büyümesi.

Büyük olmayan myomlarda hastanın sadece kanama şikayeti var ise rahim içinden parça alınıp olası bir kötü huylu tümör dışlanır ve medikal tedavi ile kanama düzensizliği kontrol altına alınır.

Myomlar doğurganlığın korunmak istendiği ve myomun rahimi koruyarak çıkarılabilmesinin mümkün olduğu hallerde tek olarak çıkarılabilir (myomektomi). Bu işlem myomun yeri, büyüklüğü ve hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak açık ameliyat veya endoskopik yöntemler (kapalı ameliyat) kullanılarak gerçekleştirilebilir. Myomektomi ameliyatının istenmeyen etkileri rahim boşluğunda bozulma, yapışıklık veya karın içi yapışıklarla tüplerin etkilenmesidir. Bu nedenle myomu olan ve çocuk isteyen hastalarda ameliyat öncesi tetkikler titizlikle yapılmalı (ultrasonografi, ilaçlı rahim filmi-HSG) ve ameliyatın yarar getireceği durumlarda cerrahi girişime karar verilmelidir.

Doğurganlık çağını geçmiş veya daha fazla çocuk istemeyen hastalarda ve rahimin korunmasının mümkün olamayacağı ileri derecede büyük myomlarda rahimin tümüyle alınması gerekebilir. Bu işlem de sıklıkla açık ameliyat şeklinde yapılır, uygun vakalar kapalı ameliyat (laparoskopi- endoskopi) ile gerçekleştirilir. Ameliyat öncesi hastaya myomların yerleri, rahimin büyüklüğü, ameliyat şekli, ameliyat sonrası görülebilecek durumlar ve ameliyat sonucu gelişebilecek olası durumlar gayet ayrıntılı bir şekilde açıklanmalıdır. Rahimi alınan kadınlar eğer doğurganlık yaşlarında ise ve yumurtalıklarında herhangi bir anormallik yoksa yumurtalıklar ameliyat sırasında alınmaz ve bu hastalarda ameliyat sonrası menopoz belirtileri ortaya çıkmaz. Hastalara ameliyat sonrasında da yapılan ameliyat ve ameliyat sonrası nasıl bir takip planlandığı ayrıntılı olarak açıklanmalıdır. Rahimin alınması ameliyatı (histerektomi) sadece doğurganlığı sonlandıran bir işlemdir, hastanın cinsel yaşamını sürdürmesine engel olmaz.

Myomu kadın doğum muayenesi sırasında tesbit edilen herhangi bir şikayeti olmayan ve doktorları tarafından herhangi bir tedavi önerilmeyen hastaların endişelenmesine gerek yoktur. Bu hastaların aslında tüm kadınların da uygulaması gerektiği gibi 6-12 ay aralıklarla düzenli bir şekilde kadın doğum muayenelerini yaptırmaları gerekmektedir. Hastaların çoğunda myomların zaman içerisinde kötü bir hastalığa dönüşeceğine dair korkular vardır. Myomlarda kanser gelişimi (leomyosarkom) oldukça düşük (1000’de 1’in altında) bir ihtimaldir, bu nedenle tüm myomların ameliyatla alınmasına gerek yoktur. Kadınlarda oldukça sık görülen myomları olan kadınların myomlarla ilgili belirtilere dikkat etmeleri ve düzenli kontrolleri yeterlidir.