Lina Kadın Sağlığı
Ragıp Tüzün Mah İvedik Caddesi No: 202 Yenimahalle / ANKARA / TÜRKİYE

Fitoterapi

Fitoterapi, köken olarak Antik Yunanca’daki bitki (fito) ve tedavi (terapi) sözcüklerinin birleştirilmesinden meydana gelmektedir. Günümüzde farmakolojinin(ilaç bilimi) bir dalı olarak ele alınır. Fitoterapi bitkilerle tedavi anlamına gelir.

Fitoterapi, bitkilerin içerdiği kimyasal maddeleri kullanarak hastalıkları önleme ve tedavi etmektir. Günümüzde zinde bir yaşam için ve hastalıkların önlenmesinde çok yardımcıdır. Bitkiler aslında sadece hasta olduğumuzda değil hasta olmadan da kullanmamız gereken, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiren çok kuvvetli ilaçlardır.

Fitoterapi; Tıbbi ve aromatik bitkilerin çeşitli kısımlarını, alg, mantar ve likenleri, bitkilerin salgıladığı zamk, balzam, reçine gibi eksüdatları, ekstreleri, uçucu yağları, mumlar ve sabit yağları hammadde olarak kullanarak çeşitli formlarda hazırlanan bitkisel preparatlarla sağlığı korumak, hastalıklardan korunmak, hastalıkları iyileştirmek veya tedaviye yardımcı olmaktır.

Fitoterapi; bilimsel temellere bu konuda yapılan araştırmalara, klinik çalışmalara dayanmaktadır.

Fitoterapi Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından onay gören bir tedavi yöntemi.  Bu tedavi yöntemi, Avrupa’da özellikle de Almanya’da yerini tamamen sözüm ona modern tıbba bırakmadığı için önemini de kaybetmemiştir.

Doğal tıbbın genelde büyüyen bir hızla insanların tercih ettiği tedavi yöntemi oluşu fitoterapinin günümüzde daha da büyük bir önem taşımasının öncelikli nedenleri arasında yer alıyor. Az gelişmiş ülkelerde yaygınlığı ve ekonomik oluşunun yanı sıra, refah düzeyi yüksek olan ülkelerde modern tıbba alternatif olması ve modern tıbbın birçok konuda sağlık problemlerini çözemeyişi, aksine hastalıkları kronikleştirişi nedeniyle de birçok hasta bilinçli olarak fitoterapiye başvuruyor. Zira Almanya’da modern tıp doktorları (hatta başhekimler bile) kendi hastalıklarının tedavisi için hastalarına verdikleri ilaçları kullanmayıp doğal tıp uzmanlarına geliyor (bir araştırmaya göre doktorların yüzde 80’i kendi hastalığı için, hastasına verdiği ilaçları kullanmadığını vurguluyor). Çağımızda tükettiğimiz birçok besin maddesinin (hormonlu, suni, vs.) ve diğer yaşam koşullarının (örneğin stres) bizde bazı medeniyet hastalıklarına yol açtığı kesin. İnsanlar hızla bu konuda hassaslaşıyorlar ve bilinçlenerek, koruyucu olarak doğal tıbbın en eski yöntemlerinden sayılan fitoterapiye başvuruyorlar.