Lina Kadın Sağlığı
Ragıp Tüzün Mah İvedik Caddesi No: 202 Yenimahalle / ANKARA / TÜRKİYE

Anne Sütü Ve Emzirme İle İlgili Temel Bilgiler

Anne Sütü Ve Emzirme İle İlgili Temel Bilgiler

Hamilelik ve doğum, işte bir kadının hayatındaki en eşsiz ve olağan üstü deneyimi. Ne mutlu bir bekleyişten sonra bebeğinizi kucağınıza aldınız. Bebeğiniz için en doğrusunu yapmak istiyorsunuz ve sorumluluklarınızın arttığını düşünüyorsunuz. Sakın endişelenmeyin! Yeni bebeği olan bir annenin desteğe gereksinim duyduğu en temel konulardan biri de bebeğini nasıl besleyeceğidir. İnsanoğlu son otuz yılda mamaların kullanılmaya başlamasından önce, bebekleri anne sütü ile besleyerek varlığını ve gelişimini sürdürmüştür. Günümüzde kimi zaman doğal bir gıda olan anne sütünün yeterliliği unutularak bebeklerin diğer gıdalarla beslenmesi yoluna gidildiğini görüyoruz. Oysa ki annenin kendi bebeğini emzirmesi eşsiz bir yaşam deneyimidir. Annelerin anne sütü konusundaki bilgi eksikliklerinin giderilmesinin bebeklerin anne sütü alımına olumlu etki yaratacağını düşünüyoruz.

Meme Anatomisi Ve Önemi

Anne sütü, meme dokusunda yer alan özel bezlerden yapılır. Üretimi gerçekleşen süt uzun ince kanallarla meme ucuna doğru taşınır. Meme ucunun çevresinde bulunan kahverengi areola tabakasının altında ince uzun kanallar genişler ve sütün depolanmasına yarar. Bu geniş kanallar meme ucuna açılır.  İyi bir emzirme tekniğinde, bebek anne memesini tutarken areola denen koyu renkli kısmını ağız içine yerleştirmelidir. Bu şekilde depolanmış olan anne sütünün emilmesi mümkün olur. Sadece meme ucunun emilmesi halinde fazlaca süt gelmediği gibi, meme ucu kısa süre içinde zedelenir çatlar. Memede problemler problemlere yol açar. Bu nedenle emzirme sırasında meme ucu ile birlikte areola tabakasının da bebeğin ağzının içine girmesine özen gösterilmelidir.

Bebeklerin anne memesini emmeleri ile buraya yaptıkları uyarılar sinirler aracılığı ile beyne kadar ulaşır. Beyinde bulunan özel bir bölgeden bu uyarılar sonucunda bir hormon(prolaktin) salgılatır. Bu hormon kan yolu ile memelere ulaşır. Görevi süt üretimini sağlamaktır. Bu nedenle doğumdan sonra en kısa sürede emzirilme gereği çok önemlidir. Anne bebeği ne kadar erken emzirirse, süt salgılatan hormon o kadar erken sağlanacaktır.  Anne bu konuyu bilmedikleri için sütleri gelinceye kadar beklerler. Bunun sonucunda süt gelişi gecikir ve yapımı yetersiz düzeyde kalır. Sonucunda bebeğe mama ve benzeri sıvılar verme gereği duyarlar. Bu negatif olaylar zinciri anne sütünün erken kaybı ile sonlanır.

Doğumdan sonra bebeklere su veya şekerli su verilmemelidir. Doğumdan hemen sonra, anne sütü gelmiyor diye su veya şekerli suyun ilk seçenek olarak verilmesi çok yanlış bir uygulamadır. Bebekler dünyaya gelirken vücutlarında kendilerine 4 gün yetecek kadar fazla su ile doğarlar. Anne sütü bollaşana kadar bu fazla su onların ihtiyacını karşılar. Erken su verilmesi sonucunda bebekler emmekte isteksiz olurlar. Bunun sonucunda annenin sütünün bollaşması gecikir. Sonuç ek gıda vermeye kadar gider. Böylece anne sütü bollaşmadan kesilir. Bunu önlemek için bebeklere doğduktan sonra su verilmemelidir. Hayatın ilk birkaç gününde bebeğin yedek su deposu azaldıkça anneyi daha istekli emeceği için süt üretimi de artacaktır.  Böylece süt bollaşacak ve bebeğin her türlü ihtiyacı karşılanacaktır. Şekerli suyun bir diğer olumsuz etkisi de şudur. İnsanın acıkmasında en önemli faktörler mide gerginliği ve kan şekerinin fizyolojik sınırlar içinde düşüklüğüdür. Su ve şekerli su ile midesi dolan bebekler kendisini tok hisseder. Tok hissettiği için de anne memesini etkili şekilde emmez. Sonuçta anne sütü yeterli şekilde çoğalamaz.

Ayrıca şekerli su içinde ki şeker hızla kana karışarak kan şeker düzeyini yükseltir. Kan şekerinin yüksekliği açlığı bastırdığından bebek anne memesini emme zahmetine katlanmaz veya az emer. Sonuçta anne sütünün bollaşması gecikir. Bunun dışında su veya şekerli suyun verilmesi sonucunda bebekler ilk sütü(ağız) almaktan mahrum kalır. İlk süt içinde enfeksiyondan koruyucu pek çok özellik vardır. Bebeğin ilk sütü alması gerekir, bu bebeğin ilk aşısı sayılır.